Yanlış danışman, boşa harcanan bütçeden daha pahalıya mal olur
Reklam danışmanı seçimi, kampanya kurulumundan önce gelen bir karardır. Doğru soruları sormadan imzalanan bir çalışma, aylar sonra fark edilen bir bağımlılığa dönüşebilir.
Hesap sahipliği kimde kalıyor?
Sorulacak ilk soru budur: reklam hesabı, piksel ve dönüşüm verisi kimin adına açılıyor? Bazı danışmanlar ve ajanslar hesabı kendi adlarına açar; bu durumda çalışma bittiğinde geçmiş veriniz ve öğrenilmiş hedefleme sizinle kalmaz. Hesap ve veri erişiminin size ait olması, uzun vadede en önemli güvencedir.
Raporlama ne kadar şeffaf?
"İyi gidiyor" demekle "şu metrik şu yüzde değişti, nedeni bu" demek arasında büyük fark vardır. Şeffaf bir danışman, olumlu sonuçları olduğu kadar zayıf kalan noktaları da açıkça paylaşır. Görüşme aşamasında örnek bir rapor istemek, bu konuda net bir fikir verir.
Tek kanala mı bağlıyor, yoksa tarafsız mı?
Bazı ajanslar belirli bir platformun resmi bayisi ya da ortağıdır; bu durum o platformu daha sık önermelerine yol açabilir. Kanaldan bağımsız çalışan bir danışman, hangi platformun işinize uygun olduğunu satış kaygısı olmadan değerlendirir.
Sonuç garantisi veren danışmandan çekinin
Reklam sonuçları; rekabete, sektöre, mevsimselliğe ve markanızın mevcut durumuna bağlıdır. Kimse dürüstçe kesin bir satış ya da tıklama rakamı garanti edemez. Net bir garanti vaadi, aslında bir uyarı işaretidir; taahhüt edilmesi gereken şey yöntem ve şeffaf raporlamadır.
Sözleşme esnek mi?
Uzun bir minimum süre dayatması, danışmanın kendi performansına ne kadar güvendiğinin de bir göstergesidir. Kapsamı ve süreyi ihtiyacınıza göre esnek tutabilen bir çalışma modeli, sizi erken çıkışta cezalandırmaz. Yaklaşımımızı daha yakından görmek isterseniz hakkımızda sayfamıza bakabilirsiniz.
İlk üç ayda nelere bakılmalı?
Bir çalışmanın ilk üç ayı genellikle veri toplama ve öğrenme dönemidir; bu sürede kesin sonuç beklemek yerine, danışmanın nasıl çalıştığını gözlemlemek daha faydalıdır. Sorularınıza ne kadar hızlı ve açık yanıt verdiğine, önerilerini rakamla mı yoksa genel ifadelerle mi desteklediğine ve sizi karar süreçlerine ne kadar dahil ettiğine dikkat edin. Bu dönemde kurulan çalışma alışkanlığı, sonraki aylardaki ilişkinin de göstergesidir.
Referans isteyin, ama doğru soruyu sorun
"Referansınız var mı?" sorusu tek başına yeterli değildir; asıl önemli olan o referanstaki müşteriye neyin işe yaradığını, neyin yaramadığını sormaktır. Sadece başarı hikâyesi anlatan bir danışman yerine, zorlandığı bir dönemi ve o dönemi nasıl yönettiğini açıkça anlatabilen bir danışman, uzun vadede daha güvenilir bir ortaktır.
İletişim sıklığı beklentinizle uyuşuyor mu?
Bazı işletmeler haftalık kısa bir güncelleme yeterli bulurken, bazıları daha sık temas ister. Görüşme aşamasında iletişim sıklığını ve hangi kanaldan (e-posta, telefon, mesaj) iletişim kurulacağını netleştirmek, ileride oluşabilecek beklenti uyuşmazlıklarının önüne geçer. Bu, küçük görünen ama çalışma ilişkisinin kalitesini doğrudan etkileyen bir detaydır.
Sık sorulan iki soru
Ajans mı, bağımsız danışman mı daha iyi? İkisi de olabilir; önemli olan unvan değil, yukarıdaki dört kritere (hesap sahipliği, şeffaflık, tarafsızlık, esneklik) ne kadar uyduğudur.
İlk görüşmede ne sormalıyım? Hesabın kimin adına açılacağını, raporlamanın hangi sıklıkta ve hangi formatta geleceğini ve sözleşmenin minimum bir süre içerip içermediğini sorun. Diğer sorular için sık sorulan sorular sayfasına bakabilirsiniz.
Bizi bu kriterlere göre sınayın
Hesap sahipliği, raporlama ve tarafsızlık konusunda sorularınızı getirin; açıkça yanıtlayalım.